Vatandaş sandığa gidiyor, bir partiye ve onun adayına oy veriyor. Başkan seçiliyor. Aradan biraz zaman geçiyor, başkan siyasi tercihini değiştiriyor ve başka bir partiye katılıyor.
Peki seçmenin verdiği oy ne oluyor?
Çöpe mi gidiyor?
Başkanın parti değiştirme hakkı elbette tartışılabilir. Ama asıl tartışılması gereken, seçmenin iradesinin ne kadar dikkate alındığıdır.
Madem seçimden sonra siyasi tablo birkaç transferle değişebiliyor, o zaman vatandaş da boşuna yorulmasın!
Bir sonraki yerel seçimde adayları belirleyelim…
Vatandaş oyunu versin…
Sonra seçim sonuçlarına göre başkanlar hangi partiye geçeceklerine kendileri karar versin!
Böylece hem seçim masrafından kurtuluruz hem de vatandaşın kafasını karıştırmayız.
Sandıkta başka, seçimden sonra başka!
SANDIĞI DA KALDIRALIM BARİ!
O zaman yerel seçim yapmanın ne anlamı var?
Vatandaş sandığa gidiyor. Bir partiye, bir adaya oy veriyor. Başkan seçiliyor. Sonra başkan çıkıp “Ben artık şu partiye geçtim’ diyor.
İyi de…
Sana oy veren vatandaş ne olacak?
Onun tercihi ne olacak?
Sandıkta ortaya çıkan siyasi irade, bir başkanın parti değiştirmesiyle bu kadar kolay yok sayılabilecekse, vatandaşı neden sandığa götürüyoruz?
Ne de olsa sonuç değişiyor…
Bugün başka partinin belediye başkanı, yarın AK Parti’nin belediye başkanı!
Ama bir şeyi unutmayalım:
Belediye başkanının partisi değişebilir; seçmenin verdiği oy değişmez.
O oy, başkanın cebinde taşıdığı bir siyasi çek değildir.
O oy, milletin emanetidir.
Ve emanetin sahibi de başkan değil, seçmendir.
Siyasette transfer olabilir.
Ama seçmenin iradesi, seçimden sonra bir parti değiştirme kararıyla yok sayılmamalıdır.
Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın da sıkça dile getirdiği “Siyasetin tek limanı ahlaktır!” sözü üzerinden bakıldığında, siyasette asıl mesele yalnızca parti değiştirmek değil; seçmenden alınan emanete nasıl davranıldığıdır.
Çünkü siyasi tercih değişebilir, parti değişebilir, ittifaklar değişebilir.
Ama sandıkta verilen oy, seçmenin iradesidir.
Siyasetin limanı ahlak ise, o limanın ilk kuralı da seçmenin iradesine saygı duymak ve emanetine sahip çıkmaktır.








