Türkiye İstatistik Kurumu’nun Eylül ayı tüketici enflasyonunu yüzde 1,84, yıllık enflasyonu ise yüzde 29,73 olarak açıklamasının ardından değerlendirmelerde bulunan Eyidoğan, “Bu rakamlar emeklinin yaşadığı hayat pahalılığını anlatmıyor” dedi.
Emeklinin TÜİK’in tablolarına göre değil, pazardaki, marketteki, eczanedeki, kiradaki ve faturalardaki fiyatlara göre yaşadığını ifade eden Eyidoğan, açıklanan rakamlarla vatandaşın günlük yaşamda karşılaştığı fiyatlar arasındaki farkın giderek büyüdüğünü söyledi
.“HANGİ EMEKLİNİN GİDERİ YÜZDE 1,84 ARTTI?”
Eyidoğan açıklamasında şu soruları yöneltti:
“Hangi emeklinin mutfak harcaması bir ayda yalnızca yüzde 1,84 arttı? Hangi emeklinin kirası, faturası ve sağlık gideri bu açıklanan enflasyona göre yükseldi? Hangi pazarda, hangi markette yıllık hayat pahalılığı yüzde 29,73?”
Açıklanan rakamlarla emeklinin cebindeki gerçek arasındaki mesafenin her geçen gün büyüdüğünü belirten Eyidoğan, istatistiklerin toplumun yaşadığı gerçekliği yansıtmaması halinde kamuoyundaki güvenin de sorgulanması gerektiğini ifade etti.
“RAKAMLAR DÜŞÜYOR, FİYATLAR DÜŞMÜYOR”
Emeklinin açıklanan enflasyon rakamlarına bakarak “Ben başka bir ülkede mi yaşıyorum?” diye sorduğunu dile getiren Eyidoğan, şöyle devam etti:
“Enflasyon düşüyor deniliyor, fakat emeklinin sofrasındaki yangın sönmüyor. Rakamlar düşüyor deniliyor; fiyatlar düşmüyor. Enflasyon geriliyor deniliyor; emeklinin alım gücü gerilemeye devam ediyor. Kağıt üzerinde iyileşme var deniliyor; çarşıda, pazarda, mutfakta iyileşme görülmüyor.”
“EMEKLİ GEÇİNME ENDEKSİ OLUŞTURULMALI”
TÜFE’nin emekli aylıklarının belirlenmesinde doğrudan etkili olduğuna dikkat çeken Eyidoğan, emeklinin hissettiği enflasyon ile açıklanan enflasyon arasındaki farkın doğrudan emeklinin sofrasına yansıdığını savundu.
Eyidoğan, TÜED olarak uzun süredir dile getirdikleri “Emekli Geçinme Endeksi” önerisini yineleyerek, emeklilerin tüketim alışkanlıklarını esas alan yeni bir hesaplama yapılmasını istedi.
Eyidoğan, “Aylığının büyük bölümünü kiraya, gıdaya, faturaya ve ilaca ayıran emeklinin hayat pahalılığını genel ortalamaların arkasına saklayamazsınız” dedi.
“İSTATİSTİĞİN EN ÖNEMLİ SERMAYESİ GÜVENDİR”
TÜİK’e şeffaflık çağrısında bulunan Eyidoğan, yöntemlerin, madde fiyatlarının, ağırlıkların ve hesaplama süreçlerinin toplumun güvenini sağlayacak biçimde mümkün olan en yüksek şeffaflıkla paylaşılması gerektiğini söyledi.
“Çünkü istatistiğin en önemli sermayesi güvendir” diyen Eyidoğan, milyonlarca emeklinin açıklanan rakamlara güvenmiyorsa bunun nedenlerinin mutlaka sorgulanması gerektiğini ifade etti.
“EMEKLİLER ARTIK RAKAMLARLA GEÇİNEMİYOR”
Emeklilerin sadaka değil, yıllarca çalışarak ve prim ödeyerek kazandıkları haklarını istediğini vurgulayan Eyidoğan, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:
“TÜİK’in enflasyonu başka, emeklinin enflasyonu başka olamaz! Biz sadaka istemiyoruz. Biz yıllarca çalışarak, prim ödeyerek kazandığımız hakkımızı istiyoruz. Emeklinin aylığını masa başındaki rakamlara değil, çarşının, pazarın ve mutfağın gerçeklerine göre belirleyin.
Emekliyi rakamlara ezdirmeyin. Emeklinin sofrasındaki enflasyonu görün, emeklinin sesini duyun.
Türkiye Emekliler Derneği olarak 17 milyonu aşkın emekli, dul ve yetimin hakkını savunmaya; gerçek hayat pahalılığını anlatmaya ve emeklinin insanca yaşayabileceği bir gelir için mücadele etmeye devam edeceğiz.” (Haber Merkezi)








